21 Şubat 2010 Pazar

Dvd kapak

Afiş

22 Ocak 2010 Cuma

ferhatın sineği

http://www.creativecrash.com/marketplace/3d-models/animals/insect/c/housefly

bunun gibi basit bir model 50$

http://www.turbosquid.com/3d-models/maya-house-fly/428329

buysa 150$

eğer maya bilen biri daha yardım edecekse ilkinin kalitesinde birşeyi yapabiliriz. tek başıma modellemesini, kaplamasını, kemik sistemini animasyonunu ve renderını yapmam çok zor.

bu arada yukardakiler satın alınırsa çok rahat anime edilebilirler.

Cracker Bag

Cracker Bag from Glendyn Ivin on Vimeo.

21 Ocak 2010 Perşembe

Arkadaşlar bu akşamki toplantıya katılamayacağım bilgilerinize..

18 Ocak 2010 Pazartesi

toplantı

toplantıyı perşembe yapalım.
öncesinde belgrad ormanına gidicez umut, ben can sübiler.
senaryoyla ilgili olarak da belki emirhanın editör bir arkadaşıylada görüşülecek.

14 Ocak 2010 Perşembe

toplantı saati

19:00 herkes için uygun mu?

13 Ocak 2010 Çarşamba

toplantı saati

toplantı 17:30 da olabiliyor mu.
işi olan var mı.

8 Ocak 2010 Cuma

ertelenen toplantı

geçen toplantıda projenin bir nevi ertelenişinden, o süre boyuncada diğer bir projeye başlayabileceğimizden; emirhan,umut, ferhat ve benim artık hikayeyi kesinleştireceğizden bahsetmiştik. hikaye kesinleşti. senaryo da perşembe günü(14 ü)tamamlanacak bu nedenle ertelenen toplantının konusu yeni gelicek projeyle ilgili olmalı diye düşünüyorum. bunun dışında perşembe günü kesin bir senaryoyu toplantıya getiricem. bundan önce bir toplantı yapılabilir veya yapılmayabilir. ben yapılması taraftarıyım. herkes yorum yazarsa bir karar verebiliriz.

6 Ocak 2010 Çarşamba

hey millet :)

Nerde bu çocuk dediler.Blog a yazı yazmıyor, ilgilenmiyor dediler. Döndüm

yılbaşı, toplantı, hikaye

çok haklısın umut. yılbaşı tebriği için özür dilerim :) projeyle ilgili olarkta sınavlar, kurstaki proje, tembellik vs yüzünen buraya yazmayı unuttum. emmirhan umut ferhat ben hikaye üzerine konuşup beraber bir karara vardık. çok az şeyi değiştirdik ama konuştuklarımızın sonucunda bölümlerle ilgili kesin kararlara vardık.nedenleri toplantıda konuşuruz. hikayeyi mesaja ekliyorum.
toplantıyla ilgili olarak kime nasıl uyuyorsa sorun değil geç katılım olabilir, ama hiç gelemeyecekler varsa iptal edelim diyelim, ama belki yinede toplanıp konuşuruz genel olarak. sevgiler murmur




1

Sandık, ormanın nemli zemininde kesik çekişlerle sürüklenmektedir. Sandığın büyük ve paslı kilidi, her çekişte koyu kahverengi gövdeye çarparak sallanır. Yapraklarla örtülü zemin sandığın ağırlığıyla kazıldıkça, ıslak toprak üzerinde kahverengi bir ilk yol açılır. Soluk tenini örten yıpranmış kıyafetleriyle genç adam ve peşinde sürüklediği ağır sandık, ormanın kalabalık yeşili arasında silik birer gri leke gibi yavaş yavaş kaybolmaktadır.
Genç adam birkaç çekişten sonra elindeki metal kulpu bırakır. Sertçe toprağa düşen sandıktan tok bir ses yükselir. Sandıksız birkaç hafif adımdan sonra durur ve ormanın derinliklerine doğru bakar. Kalın ve yüksek ağaç gövdeleri, uzaklara doğru ilerledikçe sıklaşarak sisin içinde yitip gitmektedirler. Ormanda derin bir sessizlik hâkimdir. Etrafını saran keskin soğuğun tenini yakarak kemiklerine kadar ilerlediğini hisseder. Sandığı yerden kaldırır ve tekrar yola koyulur. Bir süre daha yola devam eden genç adam gittikçe yorgun düşerek ilerleyemez hale gelir. Sisin içinde kaybolup giden arayışıyla beraber tüm umudunu yitirir. Bedeni artık ormana meydan okuyabilecek kadar güçlü değildir. Orman tarafından sandığına kitlenmiş geçmişiyse geride bırakamayacağı kadar değerli fakat aynı zamanda taşınamayacak kadar da ağırdır. O’na yol gösterebilecek tek varlık olan orman tüm gücüyle ona saldırmaktadır.
Zayıf düşen genç adam yere yığılır. Soluk yüzü nemli toprağın kahverengi soğuğuna gömülür. Acımasız soğuk yüzünü alev alev yakmaktadır. Güçlükle sürünerek sadığa doğru ilerler. Başını kaldırdığında paslı, metal kilidin iri gövdesini görür. Pes etmeyen kalbi güçsüz bedeni içinde öfkeyle çarpar. Genç adam zorlukla uzanarak yaprakların arasındaki bir kaya parçasını kavrar. Toprağa gömülü taşı çıkarmak için bir süre uğraşır. Kalbi göğsünden fırlayacakçasına şiddetli atmaktadır. Ağır taşı güçlükle kaldırır ve kilide vurur. Kilidi ıskalayan taş toprak zemine şiddetle çarpar.

Düşen bir kestane zemine çarptığında, derin bir titreme tüm ormanı sarsar.
Zamansız bir nota sessizlikte yankılanır.

Bir ağaçtan havalanan kanatların yankılı sesi, ağaçların arasından süzülerek ormana dağılır.

Genç adamın eli ağır ağır yükselerek kilide bir hamle daha yapar. Sert taş kilide çarparak genç adamın elinden düşer.

Çok uzaktaki dalgaların gürültüsü, esneyen güçlü dallardaki yaprak kalabalıklarından yükselir.

Derin sessizliğin boşluğu ağaçları sallayan rüzgârın gürültüsü ile kaplanır. Kilit olduğu gibi durmaktadır. Genç adam sürünerek taşa ulaşır ve tekrar havaya kaldırır. Kilide vuramadan göz kapakları ağırlaşır, elindeki taş düşer ve gözleri kapanır. Genç adam uykuya dalmadan önce yapraklara çarpan damlarlın sesini duyar.







2
genç adam zifiri karanlığın içinde uyanır. Ağırlaşmış göz kapakları yavaşça aralandığında, ölü siyahlıkta hiçbir değişiklik olmaz. Gözlerini zorlukla bir kez kırpar fakat hiçbir şey değişmemektedir. Elleriyle zemini yoklamaya başlar. Birkaç su birikintisi, düzgün yaş bir tahta ve uçlarından geçen kalın, soğuk metali keşfeder. Elleriyle karanlığı yoklayarak doğrulur ve etrafında bir duvar arar.
Korkuya kapılan genç adam karanlığın içinde öylece dururken, uzakta zayıf ve titrek bir ışık belirir. Işık gittikçe güçlenir ve etrafını saran dar tüneli aydınlatır. Tünel boyunca uzanan rayı aydınlatan parıltının hemen altındaysa sandığı durmaktadır. Genç adam heyecanla hamle yapar ve ray boyunca yürümeye başlar. Biçimsiz taşlar ve ağaç kökleriyle kaplı tünelde bir süre yürür ancak sandığa yaklaşamadığını fark eder. Şaşıran genç adam yavaş yavaş hızlanır ve koşmaya başlar. Nefes nefese kalana kadar koşar ve durur. Sandık hala aynı uzaklıktadır. Genç adam kendine gelemeden arkasından gelen bir sesle irkilir. Bir süre karanlığı dinler fakat hiçbir şey duyamaz. Işık tünelin diğer ucuna gittikçe, zayıflayarak ölü karanlığın içinde yok olmaktadır. Çaresiz genç adam karanlığa doğru birkaç korkak adım atar. Işığı bitene kadar yürür ve önündeki karanlığı elleriyle yoklayarak devam eder. Kalbi korkuyla atan genç adam durur ve arkasına bakar. Genç adamın korkusu ani bir heyecana dönüşür. Artık sandığa daha yakın olduğunu fark eder. Karanlığa doğru koştukça ışığa ve sandığa gitgide yaklaşır. İlerledikçe gözünü sandıktan alamayan genç adam, takılarak yüz üstü düşer.
Genç adam yavaşça başını kaldırarak yukarı bakar ve korkuyla geri atılır.
Boynundaki göz kamaştırıcı güzellikte altın anahtarıyla, insan vücutlu bir at onu izlemektedir. İpeksi saçları güçlü boynundan inerek, omuzlarını örten kan kırmızısı pelerinden aşağı süzülmektedir. İri parlak gözlerindeki bilgelik genç adamın içini delip geçer. Göğsündeki anahtarın ışıltısı, yüzündeki koyu kahverengi parlak tüylerin üzerinde dalgalanmaktadır. Güçlü siyah çizmelerinden yukarı uzanan zarif kesimli pantolonu ve anahtarın ışığıyla parıldayan ipeksi gömleği ile oldukça asil bir duruşu vardır.
Göz kapakları yavaş yavaş ağırlaşırken görkemli yaratığın boynundaki anahtarı çıkarttığını görür. Karanlığının içinde yere düşen paslı kilidin sesi yankılanır. Çok tanıdık mutlu bir his yavaş yavaş genç adamın kalbini kaplar.


3
Sobanın üzerine asılı ıslak eldivenlerden düşen damlaların, kızgın metal üzerinde çıkardığı tiz ses karanlığa yayılır.

Rahat yastığının üzerinde, sobanın sıcağıyla ısınan kedi, uykulu bakışlarla etrafı izler.

Sobaya düşen damlaların düzgün ritmi art arda düşen iri birkaç damlayla bozulur ve aniden durur.

Miskin kedi uyanır ve dikkatle bakar.

Çekilen battaniyenin altında, genç kızın çıplak ayakları belirir. Oyuncu ayaklar battaniyenin altına geri döner.

Genç kızın içten gülüşü karanlıkta yankılanır.

Genç adamın yüzünde mutluluk gülümsemektedir.

Genç kızın gözleri sobanın titrek ışığı ile parıldar.

Genç adam sobanın üzerinden bir kestane alır ve ince gevrek kabuğu yavaşça soyar

Genç kız O'na uzatılan kestaneyi alır ve özenle tuttuğu, ince tahtadan, beş küçük bölmeli bir çeşit kutuya özenle yerleştirir.

kayıp bir melodinin ilk notasını beraber duyarlar

Genç kız gülümser

Genç adam bir kestane daha soyar ve genç kıza uzatır

3ikinci sesi dikkatle dinlerler

Genç kızın kutusundaki bölmeler doldukça notalar birleşerek kayıp melodiyi keşfeder

Genç adam son kestaneyi almak için sobaya uzanır. Parmakları arasından kaçan kestane. Yuvarlanarak kızgın sobanın içine düşer.

Eldivenlerden damlayan bir damla su kızgın metal üzerinde tıslayarak yok olur

Kedi dikkatle sesin geldiği yöne döner.

Sobanın titrek kırmızı ışığı yavaşça soğurken, genç kızın yüzü gitgide karanlıklaşır.

Sıcak odadan geri çekilir.

Kedi uykuya dalar.

Genç adamın gözleri yavaşça kararır.


4
Genç adam ormanda uyanır. Yağmurla ıslanmış zeminden yükselen toprak kokusunu fark eder. Yapraklardan damlayan suların sesleri etrafını sarmıştır.
Ayağa kalkan genç adam geldiği toprak yol boyunca ilerlerken, aniden durur. Genç Adam yaprakların arasında öylece duran kestaneyi fark eder.

ne güzel..

yeni yıl için attığım tebriğe kimsenin katılmaması sevindirici :) bu arada 7 ocak perşembe günü yapılacak olan toplantı yapılacak mı? bu arada yarın hasanın çekimi olabilir, ceren de bir arkadaşına çekim için yardım edeceği için gelemeyebilir belki,ama toplantıya katılıp sonra da gidebilir,bilemiyorum:) ben bu kadarını biliyorum, ayrıca proje sahibinin de projenin gidişatından bir haber vermesi de çok güzel, burada herşeyi bulabiliyorum:) bazen bütün günüm blogda geçiyo,bi çok arkadaşım var burda..

sesim yankılanıyo..acaba bu uçsuz bucaksız blogda yanlız mıyım...:)

31 Aralık 2009 Perşembe

YENİ YIL

tüm alternatiffilmatölyelilerin yeni yılını kutluyorum...

24 Aralık 2009 Perşembe

Ertelenen Toplantı

toplantıyı cumartesi 17:00-20:00 arası yapabilir miyiz. herkes birşey sölerse iyi olur. işi olan var mıdır

23 Aralık 2009 Çarşamba

Toplantı İptali

Arkadaşlar 24 Aralık Perşembe 2009 tarihli atolye toplantısı iptal edilmiştir.Bilgilerinize..

9 Aralık 2009 Çarşamba

Sinopsis

Bir önceki toplantıda oluşan bazı soru işaretlerinin giderilmesi adına sinopsiste ufak bir kaç değişiklik yaptım. Hikayeyi en genel hatlarıyla açıklayabildiğimi düşünüyorum. Yazılanlar bir sinopsis yani özet olduğu için neyin nasıl gerçekleşeceğini ayrıntılarıyla sadece bu metinden çıkarmaya çalışmak anlamsız. Buradaki amaç "ne çekeceğiz?" 'in ayrıntısından önce "ne anlatacağız" 'ın genel halidir.
"nasıl anlatacağız" sorusunu yanıtlayan, olayları tamamen açıklığa kavuşturan hikayeleştirme aşamasının temelleri sinopsisde belirlendiği için sinopsis bizim için bir başlangıç noktası olacak. Bu nedenle geçen hafta konuşulanların verdiği ilk izleniminde yardımıyla (bence gayet faydalıydı) bu hafta sinopsis üzerine konuşup temel öğeleri kesinleştirmeliyiz. iki haftadır konuşuyor olmak ve bu hafta yine konuşacak olmamızın yanında ortaya atılmış bir hikaye metni olmaması ilerleme yaşanmadığı izlenimini yaratabilir ama bu bence kesinlikle yanlış. Bizde bir film çekme isteği uyandıracak asıl öğe olan hikaye ve senaryonun oluşumu ve projenin kişiselleşmemesi için, temelde bir fikir birliği ve kesinlik olması bence şart. Buda bence en başta yani sinopsiste sağlanabilecek birşey.
Son olarak; herkes bu yazılanları okumalı ve bu hafta herkes sırayla görüşünü belirtmeli. ve görüşler oldukça içten ve acımasız olmalı. (kişisel zevk, tarz, görüş vb. olmaktan çok mantığa dayalı olması kaydıyla). Bir önceki projede gerçekleşen sessizliğin bu projede tekrar etmemesi gerek)




" İÇ " Sinopsis

(Sinopsiste bahsi geçen orman tanrılaştırılmış doğayı, sandık insan belleğini, genç adamsa insanı temsil etmektedir. Olaylar tamamen soyut bir düzlemde gerçekleşmektedir.)

"X" tüm anılarını bir sandıkla ardından sürükleyen genç bir insandır. Geçmişini saklayan sandık zamanla kopamayacağı bir parçası haline gelmiştir. Yıllar eskiyip genç adam büyüdükçe mutlu anıları, acı ve hüzünlü anıların arasında kaybolup gider. Sandık zamanla büyür ve ağırlaşır. Tüm ağırlığın merkezindeyse yüzleşemediği en büyük acısı yer almaktadır. Peşini bırakmayan yükünü hafifletebilmesinin tek yoluysa sandığın açılıp anıların tekrar gerçekliğe kavuşmasıdır. Bu sayede genç adam korkusuyla yüzleşebilecektir.

Sandığı açabilecek tek anahtarsa mavi ormanda gizli bir odada saklıdır. Ancak genç adamın anahtara giden yolu bulabilmesi mavi ormana bağlıdır. Ormanın odaya ve anahtara giden yolu göstermesi için, genç adamın etrafını saran doğa ile özdeşleşip büyük bir değişim geçirmesi gerekir. İnatçı ormanın kudreti ve anılarının ağırlığı karşısında oldukça yıpranan genç adam sonunda gizli odaya ulaşmayı başaracaktır.

Genç adamın gizli odaya ulaşmasıyla, ormandaki zorlu arayışı içsel bir yolculuğa dönüşür. Anıları arasında gerçekleştireceği bu yolculukta ona eşlik edecek rehber ile ilk kez bu odada karşılaşacaktır . Rehber anahtarı sunar ve sandık açılır. Genç adam kendini unutamadığı en eski ve en acı anısının içinde bulur. Çocukluğuna dönen genç adam başından geçen olayları tüm gerçekliğiyle tekrar yaşarak, korkusunun merkezine doğru ilerler. Kaynağa ulaştığındaysa rehberi zamanı durdurarak; genç adama yaşananlara daha farklı bakabilme şansı tanır ve genç adam en büyük korkusuyla yüzleşir.

Yolculuğun sonunda tekrar ormanda uyanan genç adam peşinde sürüklediği bir sandık olmadan yolculuğa devam eder. Sandıksız genç adam artık farklı biri olacaktır.

7 Aralık 2009 Pazartesi

tartışalım...

sayın alternatiffilm atölyelliler;
bu perşembe günü yapacağımız toplantıda ayhan ve umut olamıyacağı için bu toplantıda proje sahibi muratın karar vereceği şekilde,umutun da en azından projeden çok fazla uzak kalmaması için,muratın belirleyeceği ve projesini destekleyeceğini düşündüğü bir film izlemeyi tartışmaya açıyorum arkadaşlar. Herkes düşüncesini söylesin. Son karar proje sahibi muratın olucaktır. İsterse projeye devam ederiz.

Ayrıca şöyle bir durumu da gözardı etmeyelim, ayhan uzun süre yok ve umut da iki hafta olmıcak sanırım,bu da projenin iki hafta sarkması demek,bunu da değerlendirelim..söz milletin..